HADİ BİR MASAL ANLATAYIM YİNE: 2014 OCAK AYINDA TCMB…

Paylaşın
E-posta ile takip edin
Facebook\\\\\\\\\\\\\\\
Twitter\\\\\\\\\\\\\\\
LinkedIn\\\\\\\\\\\\\\\
Google+\\\\\\\\\\\\\\\
http://www.serinadericiyan.com/2018/05/16/hadi-bir-masal-anlatayim-yine-2014-ocak-ayinda-tcmb/

Aşağıda anlatacağım hikayeyi, o dönem eğitimlerde ‘ders’ niyetine anlatıyordum. Son günlerde yaşananlar acı bir şekilde gösteriyor ki, politika yapıcılar bu dersleri almamakta ısrar ediyorlar.

Yıl 2013, aylardan Mayıs… Türkiye ekonomisi tarihinin belki de en şaşaalı günlerini yaşıyor. Dünya, FED sayesinde dolar içinde yüzüyor. Türkiye ilk yatırım yapılabilir kredi notunu 2012 sonlarına doğru Fitch’ten almış, Moody’sden de ikincisini bekliyor, eli kulağında, gelmek üzere.

Ülkemize portföy yatırımı olarak (tahvil ve hisse senedi almak için) giren döviz, o kadar fazla ki, TCMB her ay faiz toplantısında (o zamanlar PPK ayda bir kez toplanırdı), faizi indirdikçe indiriyor. Neden mi? Dolar bolluğu içinde, o dönemde 1,70-1,80’lerde seyreden USD/TL kuru daha da düşmesin diye. 17 Mayıs 2013 tarihli PPK toplantısında TCMB politika faizini %4,50’ye kadar düşürmüştü; oysa enflasyon o sıralarda, %6’nın üzerindeydi. Ama o kadar çok döviz giriyordu ki ülkeye, çok düşmesin diye kuru tutmak için ‘eksi reel faiz’ uyguluyorduk. Sadece Nisan 2013’te, tek bir ayda, ülkemize giren sıcak para (portföy yatırımları yani) 9 milyar USD idi.

16 Mayıs 2013’te beklenen Moody’s not artışı da geldi. Artık yatırım yapılabilir bir ülkeydik. (Yatırım yapılabilir notunun bir anlamı olabilmesi için en az 2 kurumdan alınmış olması gerekiyor.)

Kısa süren bir mutluluktu. 22 Mayıs 2013’te, o zamanki FED Başkanı Ben Bernanke tarihe geçen o cümleleri sarf etti. Para musluklarının yavaş yavaş kısılarak, 2014’te tamamen kesileceğini tüm Dünya’ya duyurdu. Tüm gelişmekte olan ülke paraları dolar karşısında şiddetle değer kaybetmeye başladı. Yaklaşık 1 hafta sonra, bizde Gezi olayları başladı. 2013 sonuna geldiğimizde, tam da 17-25 Aralık olayları yaşanırken, 18 Aralık’ta FED, piyasalara verdiği dolar likiditesinde ilk kısıntıyı yaptı.

Tüm bunlar yaşanırken, USD/TL’nin seyri ise şöyleydi: (Grafikte, TCMB USD alış kuru kullanılmıştır. TCMB kuru, kabaca, o gün bankalar arası dolar piyasasında gün boyunca oluşan ortalama kuru gösterir.)

21 Ocak 2014 Salı gününe gelindiğinde, USD/TL kuru son 1 ayda %8,6; son 3 ayda %13,3; Mayıs 2013’ten o güne de %25 yükselmişti. Neden 21 Ocak? Çünkü o gün TCMB faiz toplantısı (PPK) vardı ve faiz hala Mayıs’taki %4,50 seviyesindeydi; arada yaşanan onca badireye rağmen… Bilin bakalım TCMB ne yaptı? Tabii ki, faizlere dokunmadı!

USD/TL kuru yükselmeye devam ediyordu, haliyle. PPK toplantısından 2 gün sonra, Perşembe günü, TCMB döviz piyasasına doğrudan müdahale etmeye karar verdi; yani, bankalar arası döviz piyasasına girip, bankalara doğrudan döviz satmaya. Sabah saatlerinde bir kez, öğleden sonra bir kez daha olmak üzere, o gün iki kez bankalara dolar sattı; her biri en falza 5-10 dakika süren müdahalelerle. O günü çok net hatırlıyorum, 23 Ocak 2014; öğleden sonraki müdahalede TV karşısındaydım ve bir ekonomi kanalı açıktı. Alt yazı çıktı, ‘TCMB bankalara döviz satıyor’ diye. Aynı anda USD/TL kuru yukarı gidiyordu. Çıkan alt yazının, sabahki müdahaleden kaldığını ve yanlışlıkla ekrana verildiğini düşündüm bir an. Ama hayır, doğruydu, TCMB döviz satarken, kur yükseliyordu! O gün, dakikalar içinde, TCMB, rezervlerinden 3,15 milyar USD harcamış oldu. Sonuç: sıfır fayda. Bu da Merkez’in piyasalara son doğrudan müdahalesi oldu zaten. Bir daha yapmadılar. (Hiç değilse, bu konuda ders alınmış.)

Şu bilgiyi da paylaşmadan geçmeyeyim: şu anda, 86 milyar USD olan TCMB döviz rezervleri, o vakitler 107 milyar USD idi.

USD/TL kuru, müdahale sonrası yükselmeye devam ediyordu. Akşam saatlerinde 2,30’u aşmıştı; halbuki daha 2 gün öncesinde, yani PPK günü, 2,23 civarındaydı.

27 Ocak 2014 Pazartesi’ye geldiğimizde, USD/TL 2,40’a dayanmıştı ki, TCMB’den ertesi gün için, 28 Ocak’ta, olağanüstü PPK toplantısı yapılacağı duyurusu geldi. Toplantı kararının, 28 Ocak Salı gecesi saat 00:00’da açıklanacağı bildirildi. ‘Neden gece yarısı’ diye çok spekülasyon yapıldı ama ne önemi vardı ki…

Toplantının haberi bile USD/TL’yi 2,31’e geriletmeye yetmişti. Ertesi gece, politika faizi %4,50’den %10’a; gecelik fonlama faizi de %7,75’ten %12’ye yükseltildi; beklentilerin çok üzerinde artışlar. (Sonraki dönemde, siyasiler uzun süre TCMB’yi eleştirmişti, ‘artırırken beşer beşer artırıyorsun da, düşürürken niye yarım puan düşürüyorsun’ diye.)

29 Ocak 2014 sabahında USD/TL 2,16’ya kadar gerilemişti. Kalıcı olmuş muydu bu düşüş? Artık hikayenin geri kalanını grafikten izleyebilirsiniz.

Nedendir bilmiyorum, bugün bu hikayeyi anlatasım geldi…

Paylaşın
Paylaşın
E-posta ile takip edin
Facebook\\\\\\\\\\\\\\\
Twitter\\\\\\\\\\\\\\\
LinkedIn\\\\\\\\\\\\\\\
Google+\\\\\\\\\\\\\\\
http://www.serinadericiyan.com/2018/05/16/hadi-bir-masal-anlatayim-yine-2014-ocak-ayinda-tcmb/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir