YİNE KEYİFSİZ BİR CARİ AÇIK YAZISI…

Paylaşın
E-posta ile takip edin
Facebook\\\\\\\\\\\\\\\
Twitter\\\\\\\\\\\\\\\
LinkedIn\\\\\\\\\\\\\\\
Google+\\\\\\\\\\\\\\\
http://www.serinadericiyan.com/2018/05/14/yine-keyifsiz-bir-cari-acik-yazisi/

Bugün Mart ayı cari açık verileri açıklandı. Mart’ta 4,8 milyar USD cari açık verdik; beklentilerin üzerinde. Üstelik de, Şubat ayı için daha önce 4,15 milyar USD olarak açıklanan cari açık verisi de 4,52 milyar USD’ye revize edildi. Böylece, son 12 ayın yıllıklandırılmış cari açık rakamı 55,4 milyar USD’ye yükselmiş oldu.

Yılın ilk çeyreğindeki toplam cari açık rakamı 16,4 milyar USD, geçen yılın ilk 3 ayında ise 8,4 milyar USD idi; yani 2 katına yakın artış var.

Sadece Mart ayını geçen yıl ile karşılaştırırsak, geçen Mart’ta cari açık 3,1 milyar USD idi. Hatta, aşağıdaki grafikte, son bir yılın her bir ayında cari açık ne kadarmış, onu görelim.

Tarih boyunca verdiğimiz en yüksek yıllık cari açık rakamı, 2011 yılında 74,4 milyar USD olarak gerçekleşmişti. Bu yıl elbette o seviyelere kadar çıkmayız ama bu gidişle, yıllık cari açık 55 milyar USD’ın daha da üstüne çıkacak.

‘Bu gidişle’ derken ne kastediyorum? Yılın ilk aylarında başlattığımız ve hep arzu ettiğimiz nitelikte olan reformlara odaklanmak ve hız vermek yerine, seçim nedeniyle elbette, tüm konsantrasyonumuzu, kitleleri etkileyecek teşviklere yönelterek mali tarafımızı gevşettikçe gevşetiyoruz. (Lafı dolandırmayayım hadi; popülist politikalarla para saçarak, seçim ekonomisi uyguluyoruz yani.) Hal böyle olunca da, tüketim artıyor, tüketim artınca üretim artıyor ve üretim arttıkça, ithal ham madde ithalatımız artıyor, önümüzdeki aylarda da hızla artacak gibi görünüyor. (Konumuz olmadığı için, bu hikayenin enflasyonu coşturacak etkisine hiç girmiyorum.)

İşin acı tarafı, bize okullarda ‘para birimi değer kaybederse, ihracat artar, ithalat azalır ve cari açık daralır’ diye öğrettiler. Ama bizde ithalat hiç azalmıyor maşallah. İhracattaki artış da, para birimimizin değer kaybetmesinden ziyade, bizden mal alan ülke ekonomilerinin canlanmakta olmasından kaynaklanıyor. Neden böyle? Enerji zaten cepte; onu kaçınılmaz olarak ithal ediyoruz, petrol fiyatları Dünya’da ne kadar yükselirse yükselsin, içeride paramız ne kadar değer kaybederse etsin. Enerji dışında da, ithalatımızın büyük bölümünün ham madde olduğunu hep söylüyoruz. Yani üretim yapabilmek için, mecburen o ham maddeyi de ithal ediyoruz, biz üret(e)mediğimiz için.

Turizm gelirlerindeki artış, bu kötü gidişi düzeltmekte henüz sınırlı olumlu bir etki yapmakta.

Gelelim cari açığın finansmanı tarafına. (Cari açığın finansmanı altındaki başlıklarla ilgili bilgi almak isterseniz tıklayın.) Mart ayında portföy yatırımlarında net 2,4 milyar USD çıkış olmuş; yani hisse senedi ve tahvil tarafında. Hatırlarsanız, piyasalarda terse dönüş, ilk olarak Mart ayında, 8 Mart’ta Moody’s not indirimi ile başlamıştı. İşte rakamlara etkisini de görmüş oluyoruz.

Doğrudan yatırımlar tarafında, Mart ayında net 1 milyar USD giriş olmuş.

Diğer yatırımlara gelince, (yani yurt dışından kullanılan krediler), bu tarafta da net 1,6 milyar USD net çıkış olmuş. Yani krediler geri ödenmiş, ağırlıklı olarak bankacılık sektörü tarafından.

Hepsini toplarsak, finansman tarafında Mart ayında net 3 milyar USD çıkış olmuş. Yani, bırakın verdiğimiz döviz açığını (cari açık yani) finanse etmek için yurt dışından yatırım almayı, biz bir de üstüne, içerideki yatırımların bir kısmını dışarı geri vermişiz. İşte, ‘kurlar niye bu kadar yükseliyor’ diyenlere en hakiki cevap. Zaten sürekli döviz açığı veren bir ülkeyseniz, bir de içerideki yatırımları kaybediyorsanız, bu döviz kıtlığını yaşamak kaçınılmaz.

4,8 milyar USD cari açık var, üstüne yatırımlardan çıkan 3 milyar USD’yi de ekleyin, toplam 7,8 milyar USD çıkış olmuş Mart ayında. Nereden bulmuşuz bu dövizi peki? 3 milyar USD’si net hata ve noksan; yani kaynağı bilinmeyen dövizi girişi olmuş. Kalan 4,8 milyar USD de TCMB döviz rezervlerinden kullanılmış ne yazık ki…

Bugün, ABD doları Dünya’da oldukça zayıf seyrederken, gelişen ülke para birimleri içinde, Türk Lirasının en kötü birkaç para biriminden biri olmasında, cari açık verileri bir etken olmakla birlikte, zannımca daha büyük bir etki, Cuma öğleden sonra ve hafta sonu faizle ilgili yapılan açıklamalardan geliyor.

Paylaşın
Paylaşın
E-posta ile takip edin
Facebook\\\\\\\\\\\\\\\
Twitter\\\\\\\\\\\\\\\
LinkedIn\\\\\\\\\\\\\\\
Google+\\\\\\\\\\\\\\\
http://www.serinadericiyan.com/2018/05/14/yine-keyifsiz-bir-cari-acik-yazisi/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir