Bugün Mart ayı bütçe gerçekleşmeleri, Şubat ayı sanayi üretim endeksi ve Ocak ayı işsizlik verileri açıklandı. Fazla derinine inip boğulmadan, üçüne de kısaca göz atalım.
Mart ayında devletin bütçesi 20,2 milyar TL açık verdi. İlk üç ayın toplam bütçe açığı da 20,4 milyar TL oldu. İlk iki ayın bütçesi hemen hemen denkti. Zaten bu bütçe meselesi, aydan aya çok fazla oynaklık gösterir. Bu yüzden, yıl bitene kadar, durumumuz nedir tam emin olamayız, hop oturup hop kalkarız.
Bu yıl için hedeflenen toplam bütçe açığı, 66 milyar TL. Yılın dörtte birinde, hedefin üçte birine ulaşmışız. Ama dediğim gibi, bundan derin anlamlar çıkarmaya çalışmak, yanıltıcı olabilir.
Yine de, fikir versin diye, geçen yılın ilk üç ayında ne kadar bütçe açığı verdiğimize bakalım: 14,9 milyar TL. Yılı da 47,4 milyar TL açıkla bitirmiştik. Aslında, bu yılın gidişatı da buna benziyor.
Mart ayının bütçe açığı oldukça yüksek gelince, haliyle faiz dışı denge de 10,6 milyar TL açık verdi. Neyse ki, ilk üç ayın toplamı 1,9 milyar TL fazla. Ne de olsa, faiz dışı dengede, ‘fazla’ vermeye alışkınız uzun yıllardır. (Faiz dışı denge tanımı ve önemi için tıklayın.)
Harcama tarafında dikkatimi çeken iki husus var. İlki, yatırım harcamalarında, ilk üç ayda, geçen yılın aynı dönemine göre, 3 katına yakın artış olması. İkincisi de, SGK açık finansmanında, yine aynı dönemler karşılaştırmasında, %65’e yakın düşüş olması.
Gelir tarafında ise, kurumlar vergisinde %33, gelir vergisinde ise %22 artış görüyoruz, bu yılın ilk üç ayı ile geçen yılın aynı dönemini karşılaştırdığımızda. Bu artışlar sevindirici; zira, malum, biz verginin üçte ikisinden fazlasını, KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerden topluyoruz ne yazık ki. Halbuki, olması gereken, toplam vergilerin, en az yarısının gelir ve kurumlar vergilerinden, yani gelir ve kazanç üzerinden alınan vergilerden toplanıyor olması. Mevcut durum, zaten pek düzgün olmayan gelir dağılımının daha da bozulmasına yol açıyor.
Dolaylı vergilere baktığımızda, KDV’nin, ilk üç ayda %20 arttığını görüyoruz. Bu artış, tüketimin güçlü seyrine işaret ediyor: ilk çeyrek büyüme için olumlu sinyal. İthalatta alınan KDV de %21 artmış. Buna da şaşırmıyoruz elbette, ithalatın nasıl arttığını biliyoruz son aylarda.
Bugün açıklanan bir diğer veri de sanayi üretim endeksi (SÜE). SÜE, Şubat ayında, geçen yılın aynı ayına göre %9,9 artmış. SÜE’nin veri olarak anlamı, büyümenin öncü göstergesi olması; adından da anlaşıldığı üzere, üretimle ilgili fikir veriyor bize.
SÜE, Ocak ayında da, geçen Ocak’a göre %12 artmıştı. Yani? Şöyle: İlk iki ayın SÜE artış oranları, bu yılın ilk çeyreğinde, 2017 son çeyrekteki %7,3 kadar yüksek olmasa da, potansiyelin üzerinde bir büyüme oranı elde edeceğimize işaret ediyor.
Son olarak, işsizlik Ocak’ta %10,8 oldu. Geçen yılın aynı dönemindeki %13’e göre olumlu bir rakam bu. Ancak, Aralık 2017’deki %10,4’e kıyasla hafif bir yükseliş var.
Genç işsizlik oranı ise (15-24 yaş), Ocak’ta %19,9 oldu. Aynı şekilde bu oran da, geçen Ocak’taki %24,5 oranına göre olumlu; ancak, Aralık’taki %19,2’ye kıyasla hafif yukarıda.
Güçlü büyüme rakamlarımıza rağmen, işsizlik oranının tek haneye dahi inememesi, bu güçlü büyümenin faydasının sorgulanmasına neden olmakta…