FİNANSE EDEMEDİĞİMİZ CARİ AÇIĞIMIZ

Paylaşın
E-posta ile takip edin
Facebook\\\\\\\\\\\\\\\
Twitter\\\\\\\\\\\\\\\
LinkedIn\\\\\\\\\\\\\\\
Google+\\\\\\\\\\\\\\\
http://www.serinadericiyan.com/2018/07/11/finanse-edemedigimiz-cari-acigimiz/

Bugün Mayıs ayı ödemeler dengesi verileri açıklandı. Mayıs… hani şu USD/TL kurunun 4,92’yi gördüğü, TCMB’nin, uzunca bir süre direndikten sonra, bir akşam faizleri bir kerede 3 puan artırdığı ay. Dolayısıyla, bu ayın ödemeler dengesi verilerinde, cari açığın ne kadar olduğundan çok, bu açığın nerelerden finanse edildiği, daha doğrusu edilemediğine dair rakamlar kritik.

Tabii ki cari açığın ne kadar olduğu da önemli. Ama onun aylık 5 milyar USD civarında olmasına alıştık. Ne yazık ki, Mayıs ayında biraz daha da yükselerek 5,9 milyar USD oldu cari açık; beklenti 5,3 milyar USD idi.

Ocak-Mayıs arası, 5 aylık birikimli cari açık ise 27,7 milyar USD’ye ulaştı. Düz bir mantık ile, yıl sonu cari açık rakamının 60 milyar USD’nin üzerinde olacağı düşünülebilir. Ancak, ekonomide yılın ikinci yarısından itibaren beklenen yavaşlama nedeniyle, yıl sonu cari açığın 55 milyar USD’nin altında kalacağını söyleyebiliriz. Turist sayısı ve turizm gelirlerindeki artışın da buna katkıda bulunacağını umuyoruz. Gerçi bu rakam bile, tahminen GSYH’nin %6,5’i civarında olacak ve çok yüksek. Üstelik de, biz bu yüksek cari açığı, Türk Lirasının değerinin çok düştüğü bir dönemde yaşıyoruz. Normalde, para birimi değer kaybettikçe, ihracatın artması, ithalatın düşmesini, yani cari açığın azalmasını bekleriz. Bizde bu kuralın pek de çalışmadığını görüyoruz. Çünkü, her ne kadar ihracat artsa da, ithalat daha çok artıyor, yükselen döviz kurlarına rağmen. İşte bunlar hep çılgınca büyüme arzusunun, daha doğrusu ithal ham madde bağımlısı üretim modelimizin sonuçları.

Gelelim cari açığın finansmanı tarafına. Portföy yatırımlarında (sıcak para) net 1 milyar USD çıkış olmuş Mayıs ayında. Şaşırdık mı? Hayır elbette. Mayıs’ta o dolar kuru kendi kendine yükselmedi. Bu çıkışın da neredeyse tamamı tahvillerden. Eh, tahvil faizleri de kendiliğinden yükselmiyor elbette.

Ocak-Mayıs arası birikimli baktığımızda da, nette sadece 1 milyar USD sıcak para girişi olduğunu görüyoruz. Biz bu ülkeye yıllık bazda 40 milyar USD’ye yakın sıcak para girdiği yıllar da biliyoruz. Ama işte o zaman Dünya’da para boldu, şimdi kıt. Zaten iki gündür düşünüyorum da, son günlerde ülkemizde yaşadığımız köklü değişiklikler, keşke Dünya’da paranın bol olduğu zamanlara denk gelseydi. (Düşüne düşüne gelebildiğim nokta ancak bu oldu!)

Doğrudan yatırımlarda (sevdiğimiz finansman kalemi), Mayıs ayında net giriş sadece 429 milyon USD olmuş.

Neyse, çok uzatmadan şunu söyleyeyim: Mayıs ayında cari açığın finansman tarafı, toplamda net -330 milyon USD. Diğer bir deyişle, bırakın cari açığı yabancı sermaye ile finanse etmeyi, biz bir de dışarı 330 milyon USD sermaye çıkışı yaşamışız Mayıs’ta; finansman filan yok yani. Dediğim gibi, bu rakamlar sürpriz değil; Mayıs’ta gördüğümüz piyasa hareketleri (kur, faiz vb.) zaten bize, yabancının döviz getirmediğini, hatta içeridekini götürmeye çalıştığını söylüyordu.

Yine de, yaklaşık 6 milyar USD’lik döviz açığını bir yerden finanse etmiş olmamız lazım Mayıs ayında; dışarıya karşı döviz yükümlülüklerimizi yerine getirebildiğimize göre. Malum, dolar basma şansımız yok. Peki nereden? Ödemeler dengesi verilerinde, Mayıs ayında, net hata noksan kalemi 3,4 milyar USD artı vermiş görünüyor. Yani, Mayıs’ta ülkemize, kaynağını bilemediğimiz bu kadar döviz girmiş. Ne şanslıyız (!)

Kalanı da tabii ki, TCMB döviz rezervlerinden çıkmış: rezervler 2,8 milyar USD azalmış Mayıs’ta (ki bu veriyi biliyorduk zaten; TCMB, rezerv rakamlarını haftalık olarak açıkladığı için).

Son sözüm de, ekonomi yönetimimizi, ekonomi politikalarımızı, TCMB kararlarını, kısaca içeride ekonomiye ilişkin her türlü gelişmeyi, yabancılara beğendirmemiz gerektiğine tepki gösterenlere gelsin. Ne zaman ki, bu cari açık düşer, hatta belki bir gün cari fazla veririz, işte o zaman yabancı yatırımcıya muhtaç olmayız. Hatta, hepimizin diline pelesenk olan dış borcumuz bile (467 milyar USD) sorun olmaktan çıkar o zaman. O günler gelene kadar, evet, ne yazık ki, yabancıya kendimizi beğendirmek zorundayız. Yoksa, Mayıs ayı gibi aylar çok yaşarız daha…

Not: Tam şu anda, USD/TL 4,80’e dokundu (saat 17:15).

Paylaşın
Paylaşın
E-posta ile takip edin
Facebook\\\\\\\\\\\\\\\
Twitter\\\\\\\\\\\\\\\
LinkedIn\\\\\\\\\\\\\\\
Google+\\\\\\\\\\\\\\\
http://www.serinadericiyan.com/2018/07/11/finanse-edemedigimiz-cari-acigimiz/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir