2017 Aralık ayı Bütçe Gerçekleşme sonuçları 15 Ocak’ta açıklandı. Böylece, 2017 yılını ne kadar bir bütçe açığı ile bitirdiğimizi öğrenmiş olduk. Rakamlar şaşırtıcı geldi doğrusu.
Devletin bütçe dengesi, devletin gelirleri ile (ki %90’ına yakınını vergiler oluşturur) harcamaları arasındaki farktır. Bütçe dengesi de, tıpkı cari dengede olduğu gibi, hep açık verir, o yüzden ağzımız ‘bütçe açığı’ demeye alışkındır. Yalnız, bütçe açığının cari açıktan bir farkı vardır: onun kadar korkutucu değildir. Yeter ki, makul düzeyde olsun. (Makulün tanımı birazdan geliyor.) Hatta bütçenin fazla vermesi biraz tuhaftır, pek hoş karşılanmaz, özellikle bizim gibi büyümeye ihtiyacı olan ülkelerde.
2017 yılına gelinceye kadar, son 10-15 yılda, bütçe rakamları açıklandığında herhangi bir heyecan yaratmazdı, üzerinde pek konuşulmazdı, ekonomi kanallarında alt sıralarda yer bulurdu kendine. Önemsiz bir veri olduğundan mı? Asla. Özellikle 1990’lı yıllarda, aslında 80’lerde de, ekonomimizin en büyük belasıydı yüksek bütçe açıkları. Diğer ekonomik sorunlarımızın, mesela yıllarca üç haneli seviyelere merdiven dayamış kronik yüksek enflasyonumuzun da baş müsebbibiydi.
2001 krizinden sonraki dönemde ise, Türkiye ekonomisi olarak en büyük başarımız, yüksek bütçe açıklarını, düşük seviyelere çekmemiz oldu. O dönemde, (Kemal Derviş geldikten sonra) IMF ile yenilenen anlaşmamızın çıpasıydı mali disiplin; bir başka deyişle, devletin bütçesini disiplinli yönetmesi, IMF’nin bize bellettiği başarı kriteriydi ve biz bunu başardık. Üstelik IMF anlaşması bittikten sonra da aynı disiplini devam ettirdik.
İşte bu yüzdendir ki, yıllarca, bütçe rakamları önemsiz oldu. Çünkü iyiydik. Hatta son yıllarda, ekonomide, bir tek bütçe rakamları iyiyidi. Öyle ki, ‘sıfırcı’ rating şirketleri bile, herşeyi kötülerken, bu konuda bizi övdüler. Sevdiğim tabirle, disiplinli bütçe yönetimi ‘tutunduğumuz tek dal’ oldu ekonomide.
2017’ye başladığımızda ise, işler biraz değişmeye başladı. 2016’dan devraldığımız kötü büyüme rakamları bizi bir ekonomik krize (büyümenin sekteye uğraması) taşımasın diye, devlet kesenin ağzını açtı. Teşvikler, destekler, vergi indirimleri büyümeyi desteklemek için iyi yöntemlerdi ama ya bütçeye etkileri ?? İşte o tutunduğumuz tek dalın da kırılmasından endişe ettik bütün yıl.
Lakin bugün gördük ki, korkulan olmadı. 2017 yılını 47,4 milyar TL’lik bir bütçe açığı ile bitirmişiz. Zaten önceki yılın sonunda kabul edilen 2017 bütçe kanununda da 46,9 milyar TL açık hedeflenmişti. Yani gerçekleşen rakam, hedefle hemen hemen aynı. Gerçi bu rakam, 2016’daki bütçe açığından yaklaşık %60 daha fazla. Ama hala makul seviyelerde. Makul derken ?? AB’nin yıllar önce belirlediği ekonomik kriterler olan Maastricht kriterleri der ki, bir ülkenin bütçe açığı, ülkenin Gayrisafi Yurt İçi Hasılasının (GSYH) %3’ünü aşmadığı sürece sorun yok. Bizim 2017 GSYH rakamımız henüz açıklanmadı ama tahminlere göre, bütçe açığımız GSYH’nin %1,6’sı civarında olacak. Yani, Maastricht kriterinin çok altında. (Çoğu AB ülkesinde bu oranın %3 kriterinin çok üstünde olduğunu da söylemek lazım.)
Bugünkü rakama şaşırmamızın bir nedeni de, Eylül 2017’de açıklanan Hükümetin Orta Vadeli Program’ında (OVP) 2017 bütçe açığı rakamının, yılın başında hedeflenen 47 milyar TL’lik açık rakamının epeyce üzerinde, 61,7 milyar TL olarak öngörülmüş olmasıyıdı. Gerçekleşmenin bundan daha düşük çıkması, hatta hedefe paralel çıkması, muhtemelen vergi gelirlerinde gördüğümüz hedef üstü rakamların öngörülmemiş olmasından. Yıl içinde bazı ürünlere verilen KDV ve ÖTV indirimlerine rağmen, yıl genelinde vergi gelirleri, hedeflenenden 25 milyar TL daha fazla toplanmış. Bunun 15 milyar TL’si de ithalattan alınan vergilerden geliyor. Yani ithalatta gördüğümüz hızlı artış, o tarafta, hedefledğimizden 15 milyar TL daha fazla vergi toplamamızı sağlamış. Eh, ithalat cari açığımızı büyütüyor ama iyi tarafı da var demek ki… Ayrıca, 2017’de büyümenin yüksek seyretmesi, kurumlar vergisi gelirlerinin de hedefi 7 milyar TL kadar aşmasını sağlamış.
Her alışverişinizde fiş/fatura almayı unutmayın !!! Özellikle nakit harcamalarınızda…
Çok güzel bir yazı olmuş, ellerinize sağlık, çok teşekkürler,
Ben teşekkür ederim.