İTHALAT GÜMBÜR GÜMBÜR GELİYOR…

Paylaşın
E-posta ile takip edin
Facebook\\\\\\\\\\\\\\\
Twitter\\\\\\\\\\\\\\\
LinkedIn\\\\\\\\\\\\\\\
Google+\\\\\\\\\\\\\\\
http://www.serinadericiyan.com/2018/02/28/ithalat-gumbur-gumbur-geliyor/

Ocak ayı dış ticaret rakamları bugün açıklandı. Dış ticaret açığımız 9,1 milyar USD. Bir ay için bu rakam oldukça yüksek. Geçen yılın aynı ayındaki açık 4,3 milyar USD idi; yani bu Ocak’ta, 2 katından fazla artmış. Verinin detaylarına baktığımızda, ithalattaki korkutucu artışı görüyoruz.

Ocak ayında, ihracatımız, geçen yılın aynı ayına göre %10,7 artışla, 12,5 milyar USD olmuş. Ne güzel… Aslında bu da ne kadar ‘güzel’, tartışılır. İhracatımızın yarısının euro cinsinden ve EUR/USD paritesinin de geçen Ocak’ta 1,05 civarında iken, bu Ocak’ta 1,20’nin üzerinde olduğunu düşünürsek, ihracattaki 1,2 milyar USD’lik mutlak değer artışın, kabaca üçte ikisi, parite yükselişinden geliyor, yani sadece matematiksel.

Yine de ihracatımız iyi, en azından istikbal vadediyor diyelim, ama ithalatımız da 21,5 milyar USD olmuş; geçen Ocak’a göre %38 artmış. İthalat artışının detaylarına baktığımızda neler görüyoruz peki?

2017 ithalatımıza damgasını vuran altın ithalatı, bu yıla nasıl başlamış? Altıncılarımız, belli ki, tam gaz ithalata Ocak’ta da devam etmişler. Altın (ve diğer kıymetli madenler) ithalatı  2,4 milyar USD olmuş; geçen Ocak’ta 0,5 milyar USD imiş. Altın ithalatı, bu rakamla, enerjiden sonra en çok ithal ettiğimiz kalem olmuş Ocak ayında. Enerji ithalatında anormal bir artış yok; geçen yılın aynı ayına göre %13 civarı artmış; o da büyük ölçüde petrol fiyatlarındaki artıştan kaynaklanıyor.

Yani, anlayacağımız, ithalattaki bu ‘korkutucu’ artış için ‘yatıştırıcı’ bir açıklamamız yok. Ürün grupları bazında baktığımızda, 100’e yakın ürün grubunun, önemsiz 10-15 kalemi dışında, her şeyin ithalatı artmış.

Bu ‘korkutucu’ ithalatı, her şeye rağmen, hayra yormak için, büyümeye dönelim. Türkiye’de ithalat ne zaman yüksek seyreder? Tabii ki, ekonomik büyümenin yüksek seyrettiği zamanlarda. Demek ki, bugün açıklanan dış ticaret verilerini, 2017’deki güçlü büyümenin, 2018’e de sarkmaya niyetli olduğunun bir öncü göstergesi kabul edebiliriz. Oh çok şükür… Zaten tüketim malı ithalatımız %35 artmış (2 milyar USD). Demek ki, biz hane halkı harcıyoruz. Biz harcayınca da ülke kolayca büyüyor. Ama unutmayalım ki, iç tüketim yoluyla büyümek, bizi ‘bozuyor’. Nasıl mı? İşte böyle yüksek dış ticaret ve cari açıklar vermemize neden olarak. (Bir de tasarruf konusu var ki, o da başka bir yazının konusu, hatta birden fazla belki, çok önemli çünkü, benim de takıntım!)  E nasıl büyüyeceğiz o zaman? İhracatla büyümek, bizim ekonomi için en sağlıklısı…

Hayırlı bir haber daha vereyim: sermaye malı (makine, teçhizat vb.) ithalatımız da %26,5 artmış (2,7 milyar USD). Demek ki, sadece tüketmiyoruz, yatırım da yapıyoruz!!! Tek bir ayın verileriyle böyle iddialı yorumlar yapmak ne kadar doğru tartışılır ama yatırıma o kadar ihtiyacımız var ki, kendime engel olamadım.

Dış ticaret konuşuyorsak, yani dövizle ilgili ise bahsimiz, bugün açıklanan Ocak ayı turist sayısına değinmeden olmaz. Geçen yılın Ocak ayına göre, ülkemize gelen turist sayısı %38 artarak 1,46 milyon kişi olmuş (geçen Ocak 1,05 milyon kişi). Merak edenler için, bu sayının tam üçte biri Avrupa’dan gelmiş.

Bütün bu mesele neden bu kadar önemli, biliyor musunuz? Dünya’da büyük merkez bankalarının para politikalarını ‘sıkılaştırmaya’ gittiği bir yıldayız; yani para bolluğunu bitirip faizleri kademeli yükseltecekleri bir dönem var önümüzde. Bu durum da, gelişmekte olan ülkelere akan fonların azalmasına neden olacak. Uluslararası fonların kıtlaştığı bir ortamda, biz ise daha fazla döviz açığı vererek, azalan bu fonlara ihtiyacımızı arttırıyoruz; üstelik de yabancı yatırımcılar gözünde ‘kırılganlığımızı’ arttırarak, küçülen bir pastadan pay kapmayı, kendimiz için iyice zorlaştırıyoruz.

Aslında yazı burada bitti, ama yine kişisel bir takıntımdan söz etmezsem çatlarım. Ocak ayında, 305 milyon USD tutarında ‘Hububat’ ithal etmişiz. Geçen yıl Ocak’ta bu rakam 75 milyon USD imiş. Kanada menşeli mercimek yememek için, market market dolaşan, en sonunda bir markette (reklama girmesin diye isim vermiyorum) yerli üretim mercimek bulduğunda, sanki bedava dağıtıyorlarmış gibi mutlu olan biri olarak bu rakamı paylaşmadan olmazdı.

Paylaşın
Paylaşın
E-posta ile takip edin
Facebook\\\\\\\\\\\\\\\
Twitter\\\\\\\\\\\\\\\
LinkedIn\\\\\\\\\\\\\\\
Google+\\\\\\\\\\\\\\\
http://www.serinadericiyan.com/2018/02/28/ithalat-gumbur-gumbur-geliyor/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir