24 Haziran’da seçime gidiyoruz. Pazartesi böyle bir gündemimiz yoktu. Salı öğlene doğru ortaya atılan erken seçim konusu, Çarşamba öğle saatlerinde karara bağlanmıştı bile.
Gelişmelerin siyasi yorumu bir yana, biz piyasalara etkisine bakalım. Salı öğlen konu ilk ortaya atıldığında, 4,07’lerde seyretmekte olan USD/TL kuru çok hızlı bir şekilde 4,12’nin üstüne attı. Borsa %2’ye yakın düştü. USD/TL kuru günün ilerleyen saatlerinde, 4,10’un biraz altına gerilese de, o günü bu olumsuz tabloyla kapattık.
Bu, Salı’nın tablosuydu. Oysa, dün öğleden sonra 24 Haziran tarihi açıklanınca, tablo yine aynı hızda olumluya döndü. Kurlar hızla geri gelmeye başladı. EUR/TL 5’in altını gördü. USD/TL, akşam ABD kapanışında 4,0050’lere kadar gerilemişti. Borsa, günü %3’ün üzerinde yükselişle kapattı. Bana sorarsanız, en olumlusu da, tahvil faizlerimizin yarım puana yakın geri gelmesiydi.
Bugün, aynı ralliyi yaşamıyoruz doğal olarak. Kurlar biraz yüksekte açıldı ve an itibariyle yükseliş sürüyor yavaş da olsa. Ancak, hala seçim kararı öncesine göre pozitif seviyelerdeyiz tüm varlıklarda.
Peki piyasa oyuncuları neyi fiyatlıyor? Eskiden, erken seçim piyasaları karıştıran bir unsurdu. Bu kez, tepki neden bu kadar olumlu geldi? Aşağıdaki birkaç unsur, gelişmelerde etkili oldu.
Çoğunluğun fikir birliği içinde olduğu unsur, erken seçim kararından sonra, TCMB’nin 25 Nisan’da faiz artışı yapmasının kaçınılmaz hale gelmiş olması. Görüşler, sadece, artışın seviyesinde farklılaşıyor. 25 baz puandan 200 baz puana kadar (%0,25-%2) çok geniş bir aralıkta artış bekleyenler mevcut. Üstelik, benim birkaç gün önce yazdığım bir yazıda değindiğim, TCMB’nin ‘sadeleşme’ politikasına gitmesi de yine beklentiler arasında. Oysa ben, ‘sadeleşme başka bahara kaldı’ demiştim, ki hala da benzer düşünüyorum. Hatta, ben TCMB’nin hala bu toplantıda faizlerde bir değişikliğe gitmemesinin de azımsanmayacak bir ihtimal olduğu kanaatindeyim. Daha doğrusu, önceki görüşümü koruyorum: TCMB, kararını o günkü duruma bakarak verecek. Mesela, 25 Nisan itibariyle 4,00 sınırında dolaşan bir USD/TL kuru olursa eğer, pas geçme ihtimalinin olduğuna inanıyorum. Madem TCMB siyasi baskıyla faizleri yükseltemiyordu, tam da seçim öncesinde, aynı siyasi baskı devam etmeyecek mi? Burada, benim görüşüme tek aykırı nokta şu: yüksek kurla seçime gitmek istemezler, ki bu görüşe katılmamak mümkün değil.
Olumlu tepki yaratan bir başka unsur, erken seçimin gerçekten çok erken olması. Bu kadar erken olmasını mutlaka siyasi sebepleri vardır ama biz yine ekonomi açısından ele alalım. İki aylık bir süreden bahsediyoruz, ki bu süre, seçim ekonomisi uygulamak için çok kısa. Hatta, bizim son bir yıldır zaten seçim varmış gibi genişleyici maliye politikaları uyguladığımız, yani kamu harcamalarını arttırdığımız düşünülürse, seçimin bir an evvel yapılacak olması, bu genişleyici politikaların da seçimden sonra hız keseceği şeklinde yorumlandı. Böylece, yüksek ama dengesiz büyümeye yönelik teşvikler yavaşlarsa, enflasyon ve cari açık gibi çok önemli iki ekonomik sorunumuzla mücadele etmek de daha mümkün hale gelecek, yani umarım öyle olur. En azından, böyle düşünenler var, özellikle yabancı yatırımcılar arasında. (2019 Mart’ındaki yerel seçimleri de unutmamak gerek bu bağlamda.)
Dünkü rallinin arkasındaki bir sebep de, hem hisselerimizin hem tahvillerimizin hem de para birimimizin zaten çok iskontolu işlem görüyor olmasıydı… diyenler de var. Bu, elbette doğru; tüm TL varlıklar çok ucuz. Ama üç gün önce de ucuzdu. Demek ki, algıda değişen farklı şeyler olmalı. Onlar da, yukarıda bahsettiğimiz hususlar işte.
Tabii, tüm bu değerlendirmeler, seçimde mevcut iktidarın korunacağı, mevcut ekonomi yönetiminin aynen devam edeceği varsayımıyla yapılıyor. Aksi bir senaryoda, neler yaşanabileceğine dair öngörüde bulunmak zor. Kaldı ki, zaten bu seçim modelini ilk kez tecrübe edeceğiz.
Toparlamak gerekirse, önümüzdeki en kritik gün 25 Nisan. TCMB, beklentilerin aksine, bir adım atmazsa, kur yine çok ciddi bir sıçrama yapar; çünkü faiz artışı fikrini neredeyse tüm yatırımcılar, yerlisi yabancısı, satın almış durumda. Faiz artışı yapıldığı durumda ise, bu artışın piyasalara olumlu etkisi, artışın şiddeti ile doğru orantılı olacaktır. Kesin olan bir şey varsa, o da, dünkü piyasa rallisi nedeniyle hemen havaya girmememiz gerektiği.
Memleket için en hayırlısı olsun.