Geçenlerde, pek çok insan tarafından dinlenen (ve okunan) birinin, hiç olmaması gereken bir mecrada, altınla ilgili çok yanlış bir cümle kurduğunu duyunca, yazmaya karar verdim.
1980’ler ve 90’lar boyunca, getirisi, Türk Lirası faiz getirisinden düşük kalan altın, 2000’lerin ortalarından itibaren hızlı fiyat artışlarıyla, ülkemizde zaten yüksek olan popülaritesini iyice yükseltti.
Altın fiyatı deyince, Türk yatırımcısı, gram altının Türk Lirası cinsinden fiyatını anlar; bir de cumhuriyet altının fiyatını, hatta son yıllarda, uçup giden fiyatlar nedeniyle, bilhassa ‘çeyrek altın’ın fiyatını… Oysa, altın fiyatları Dünya piyasalarında belirleniyor ve ülkemize, bir ‘matematik formül’ aracılığıyla uyarlanıyor. Devamını Oku
Paylaşın