Yarın (11 Haziran) 2018 1.çeyrek büyüme rakamları açıklanacak. 2017 yılının %7,4’lük büyümesinden sonra, 2018 ilk çeyrekte de %7 civarı bir büyüme bekleniyor. ‘Ne olursa olsun büyüyelim’ heveslileri için son güzel çeyrek. Zira, 2.çeyrekten itibaren büyüme yavaşlamaya başlayacak. 3.çeyrek ise, geçen yılın aynı döneminin yüksek baz etkisi nedeniyle de, en tehlikeli dönem büyüme açısından; biraz iddialı ama, ‘eksi’ olabilir diyenler bile var 3.çeyrek için. (Geçen yıl 3.çeyrekte %11,3 büyümüştük.)
Neden peki? Öncelikle, Mayıs ayı imalat PMI endeksi (satın alma yöneticileri endeksi), 46,4’e düştü. Daha Ocak ayında, bu endeks 55’in üzerinde idi. Anket yoluyla toplanan verilerle hesaplanan bu endeksin geldiği seviye, imalat sanayinde daha şimdiden yaşanan sipariş düşüşleri ile maliyet artışlarına dikkat çekiyor.
Mayıs ayında döviz kurunda yaşanan hızlı yükseliş ve bunun yarattığı enflasyonist etkiler bile tek başına, büyümenin aşağı gelmesi için yeterli sebep.
Bunların üstüne, 7 Haziran’daki TCMB’nin son hamlesiyle, faizlerin geldiği seviye, artık ‘sımsıkı’ bir para politikamız olduğunu tescilliyor: büyümenin yavaşlaması için bir başka çok önemli sebep.
Peki buralara nasıl geldik? Devamını Oku